Aralık 4, 2008

TEKNOLOJİ HABERLERİ

SÜPER BİR SİSTEM NASIL KURULUR?

SÜPER BİR SİSTEM NASIL KURULUR?

İyi bir sistem kurmanın temeli sorun çıkartmayacak donanımla mümkün olabilir.
Bu nedenle kuracağınız parçaları iyi araştırmasını yapmadan bilgisayar parçalarını almamalıyız.Böylelikle sistemimiz uzun vadede kullanılabilir olmuş olur.
Mümkün oldukça Donanım forumlarını gözden geçirmeli.

Mesela;
TGForumz
http://www.thgtr.com/
http://www.donanimhaber.com/
http://www.hardwaremania.com/
http://www.chip.com.tr/forum/
http://www.pclabs.gen.tr
http://www.cizgi.com.tr/
http://shiftdelete.net

gibi kaliteli forumlarda sistem sorunları çözümleri nelerdir.İncelemeli ve donaım hakkında fikir sahibi olmalıyız.
Elbetteki donanımsal olacağı gibi yazılımsal sorunlarda kendini gösterecektir.

ANAKART VE CPU SEÇİMİ:
Sisteminizin kurmaya karar verdiğinizde dikkat edimesi gereken bir sorunda aldığınız anakart en üst seviye işlemcileri desteklediğini sitesinden öğrenmiş olsanızda bazı güncel anakartlarla bu işlemcileri gördürmekte zorluk çekebilirsiniz.Kendi başınıza sistem kurulmadanda bios update yapamayacağınız için bu sizin için zor olacaktır.(Gerçi floppy ile yapmak mümkün olsada anlayan birine yaptırmanız yada bios update yapacak yerlerde yaptırmanız daha doğru olacaktır.)

2000-4000-6000-8000 Serisi cpu(İşlemci)

İşlemcinizin iyi şekilde soğutabilmesi ( 8-10 Derece Düşürmek için) sizin için önemli ise (Tabi ki Ekrankartları içinde geçerli) Ekstra İşlemci (E.Kartı) soğutucu almalısınız.


RAM SEÇİMİ:

Anakarta uygun ramleri kendisitesinden araştırmalı.Kaliteli ram seçilmelidir.Şayet sitesinde belirtilen ramler piyasada yoksa forumlardan da araştırma yaparak anakarta uygun ram alınmalıdır.

İyi bir sistem için En az 2 Gb ram takılmalı.
(Daha iyi Performans için Dual Ddr ram Tavsiyemiz olacaktır.)

EKRAN KARTI SEÇİMİ:  Ekran kartı seçiminde orta ve üst seviye bir sistem için bütçenize uygun olan:

ATI

Orta Seviye Ekran kartları:
1600 serisi
1800-1900 serisi
2400-2600 serisi

Üst seviye Ekran kartları:
3450-3650-3750-3850 serisi
4000 serisi

Orta seviye ekran karlarının bazılarında güç girişleri bulunmaktadır fakat kasayla birlikte gelen 350-400 wattlık bir power supply kaldırabilecek güçtedir.(Kısa Vadede)

Üst seviye E.Kartların tümünde ek girişleri 1-2 adet olabilmektedir.


NVİDİA

Orta seviye
7600-7900 Arası Modelleri
8500-8600 Model ekran kartları

Üst seviye
8800 9600-9800 üst seviye ekran kartları
(Hepsinde ek güç girişleri vardır.Bu nedenle kaliteli en az 500 Watt üstü power supply alınması tavsiye edilir.)


Anakart,işlemci,ekran kartı tamam.
Unutulmaması gereken bir noktada hardiskdir.
Hardiskiniz ne kadar sağlıklı ise o derece donanımınız performansı ortaya çıkacaktır.

Normal bir sisteme 250 GB Harddisk yeterli olacaktır.Depolama için ayrı bir hard disk almanızı tavsiye ederiz.Tecrübelerime göre Partisyonlara ayrılmış bir harddiskte Bad sektör çıkma olasılığı fazla olduğu kanısındayım.

Evet performans için gerekli sistemler hazır.
Diğer optik okuyucu ve çevre bileşenleri sizin tercihinize zevkinize kalmış.

SATA İLE SSD DİSKLER ARASINDAKİ FARKLAR

İçinde hareketli, mekanik aksam bulundurmayan ve tüm veri depolama işini flash bellek yongalarıyla gerçekleştiren SSD (Solid State Disk) ürünleri bundan bir kaç yıl önce varlığını bildiğimiz, ama gün gelip de bilgisayarımıza takabileceğimizi asla hayal bile edemediğimiz ürünlerdi. Gelgelelim, flash bellek yongalarının fiyatlarındaki inanılmaz düşüş, yongaların veri yoğunluğundaki önemli artışlarla birleşince daha bir kaç yıl önce fiyatları 40000$ düzeyinde gezen SSD'ler çok daha satın alınabilir noktalara indiler. Bugün Apple MacBook Air ve Lenovo X300 gibi bazı dizüstü bilgisayarlarda SSD opsiyon olarak sunuluyor, ayrıca hemen her üretici de kendi ürün ailesine SSD ürünleri katmış durumda.
DarkHardware olarak test merkezimize ilk SSD ürünü, bundan 1 yıl kadar önce, tanıdık bir marka olan Bigboy etiketi altında ulaşmıştı. 32 GB kapasiteli ve IDE arabirimiyle donatılmış olarak sunulan bu ürünün incelemesini size sunmadık, çünkü test için kullanacağımız dizüstü bilgisayar SATA arabirimliydi ve biz bu diski bilgisayara takarak, standart bir 2.5" diskle her yönden birebir karşılaştırmak istiyorduk. Aynı ürünün SATA modeli için biraz beklememiz gerekti, ama sonunda 64 GB kapasiteli ve SATA arabirimiyle donatılmış bir SSD örneği yine Bigboy'dan elimize ulaştı, biz de tatmin edici bir inceleme için kolları sıvadık.
Bu inceleme, sitemizde ele alacağımız ilk SSD incelemesi olduğundan, SSD kavramı üzerine genel bilgilere de yer vermenin yararlı olacağını düşünüyoruz. Genel bilgiler ve ürün üzerine detaylardan sonra, oldukça detaylı testler gelecek.
Sabit Disk Evriminin Yeni Durağı: SSD

SSD (Solid State Disk) cihazları, bir çok flash bellek yongasının bir kontrolcü denetiminde çalışacak şekilde bir araya getirilmesinden oluşuyorlar. Performansı arttırmak için kontrolcü, yongaları kendi içinde RAID 0 yapısıyla, paralel olarak okuyup yazabiliyor. Cihazın dış dünyayla bağlantısınıysa IDE ya da SATA arabirimi sağlıyor.
Flash bellek temelli ilk örnekleri 1995 yılında üretilen SSD'ler NAND tipinde flash bellek yongaları kullanılarak üretiliyorlar. Dolayısıyla, sistemin elektriği kesilse de içindeki bilgiler kaybolmuyor, üstelik çalışma sırasında da DRAM'da olduğu gibi sürekli bellek yongalarını tazelemek gerekmiyor. Klasik sabit disklerdeki gibi dönen parçalar da olmayınca, SSD'nin ilk avantajı düşük güç tüketimi ve dayanıklılık olarak ortaya çıkıyor. Mekanik aksamı olmayan SSD'ler en sert doğa koşullarına ve askeri uygulamalardaki zorlu şartlara dayanabiliyorlar. Tabii hareketli parça içermeyen bu disklerin doğal olarak hiç ses çıkarmadıklarını da belirtmek gerek.


IDE arabirimli bir SSD ürününde kontrolcü ve bellek yongaları görülüyor
Performans olarak, SSD'lerin en büyük avantajı arama ve erişim konusundaki inanılmaz hızları. Normal bir diskte disk kafasının okunacak sektöre gitmesi ve o sektörün dönerek kafanın altına gelmesi için gereken işlem 15 ms kadar sürerken, SSD'lerde böyle bir sistem gerekmediğinden 0.2 ms kadar sürede gerçekleşiyor. Dolayısıyla özellikle bir sürü küçük dosyaya birbiri ardına erişim gerektiren uygulamalarda (örneğin Windows'un boot süreci) SSD gerçekten çok avantajlı.
Okuma yazma hızı konusundaysa SSD'nin avantajı modeline göre değişiyor. SSD konusunda lider firma olan Samsung, her yeni ürün neslinde okuma performansını katlamayı başarıyor. İlk örneklerde görülen saniyede 20-25 MB civarı okuma performansı sonraları 50-60 MB düzeyine, en son nesil 128 GB SSD'lerdeyse 100 MB civarına yükseltildi. Yani özellikle 1.8" ya da 2.5" disklerle karşılaştırıldığında okuma hızı gayet iyi. Üstelik SSD'nin yapısından ötürü bir avantajı daha var, okuma hızı diskin her yerinde aynı düzeyde. Oysa bildik anlamda sabit disklerde performans, diskin okunup yazılan bölgesine göre değişiyor. Yazma konusundaysa SSD'ler henüz çok büyük avantajlar sağlamıyorlar. Elde edilen performans, sabit disklerle başabaş durumda.

Bu da "kendin yap" türü bir SSD çözümü. İki adet CompactFlash
kart ile basit ve amatör bir SSD oluşturuluyor
SSD'lerin en güzel yanlarından birisi, şu anda kullandığımız sabit disklere birebir uyumlu bir parça olmaları. Yani sisteminizde SSD kullanmak için özel bir BIOS terfisi vs. gerekmiyor. SSD disklerin bağlatıları zaten bildik IDE ya da SATA standartlarında. Diski bilgisayarınıza bağladığınızda, bilgisayar tarafından bir sabit disk olarak algılanıyor ve kullanılıyor. Dolayısıyla eski model bilgisayarlarda da hiç sorunsuz kullanılmaları mümkün.
SSD'lerin en büyük dezavantajı fiyatları, çünkü sabit disklerin GB başına maliyeti çok çok düşük. SSD'lerin henüz bu düzeyi yakalamasına var. Ayrıca çok merak edilen ve konuşulan bir konu da flash bellek yongalarının belli sayıda yazma işlemine izin vermesi. Sanılanın aksine bu durum SSD'nin ömrünü kısaltmıyor, çünkü diskin içindeki kontrolcü yazma işlemlerinin sürekli aynı hücrelere yapılmasını engelliyor, yazma işlemlerini sürekli yeni hücrelere aktararak diskin aşınma sürecini dengeliyor. Bu sayede, disklerin uygulamadaki ömürleri, tipik bir kullanım senaryosunda 10 yıldan fazlaya varıyor, çünkü hiç bir kullanıcı bütün gün diskin tamamını silip tekrar doldurmuyor. Ayrıca, SSD disklerde normalde gözükmeyen bir miktar ek kapasite daha var, örneğin 64 GB disklerin aslında 68 GB kadar bellek içerdikleri biliniyor. Bu fazlalık bellek alanı, kontrolcü tarafından bozulan hücrelerin yerlerine yönlendiriliyor.
Bigboy SSD 64 GB SATA

Bu genel bilgilerle bilgilerimizi tazeledikten sonra gelelim elimizdeki ürüne. Oldukça lüks ve gösterişli kutuyu açıktan sonra karşımıza Bigboy ve Samsung logolarını taşıyan, metal bir kutudan ibaret olan SSD'miz çıkıyor. Farkedeceğiniz üzere, diğer bir çok Bigboy ürünü gibi bu ürün de aslında Samsung tarafından üretilmiş bir ürün. Zaten şu anda Dünya çapında SSD üretiminin neredeyse tamamı Samsung'un tesislerinden yapılmakta.

Bigboy 64 GB SSD SATA disk
SSD'ler kullanılacakları yere göre 3,5", 2,5" ya da 1,8" form standartlarında üretilebiliyorlar. Bizim inceleyeceğimiz örnek 2.5" standartında üretilmiş, dolayısıyla dış yapısı ve hem elektriksel, hem de mekanik bağlantı noktalarının hepsi, dizüstü bilgisayarlarımızda kullandığımız standart bir 2.5" sabit diskle birebir aynı. Bağlantı arabirimi olaraksa SATA kullanılıyor. Bu arada unutmadan belirtelim, 2.5" disklerdeki SATA bağlantı noktalarıyla 3,5" disklerdeki SATA bağlantısı tamamiyle aynı, dolayısıyla eğer isterseniz bu diski masaüstü bilgisayarınızda da hiç bir sorun olmadan, aynı kablolarla kullanabilirsiniz. Diskin üzerinde herhangi bir ayar yapılmasını gerektiren bir düzenek yok. Ayrıca, Bigboy SSD'de tüm elektronik aksam metal dış kabın içinde bulunduğundan, alt tarafında normal disklerdeki gibi baskılı devre kartı bulunmuyor.
SSD'nin doğasından ötürü, bu ürünü incelerken dönüş hızı, veri yoğunluğu, gecikme gibi temel sabit disk kavramlarının hiç birini kullanamayacağız. Ayrıca, diskin mekanik yapısıyla ilgili olan ses yönetimi ve NCQ (Native Command Queuing) sistemleri de bu ürün için geçerli değil. Hatta normal disklerin ayrılmaz bir parçası olan ve disk performansını ciddi oranda etkileyen tampon bellek de bu diskte yer almıyor. Öte yandan, normal disklerdeki S.M.A.R.T sistemi diskte yer almakta, ama bu daha çok uyumluluk için konulmuş bir sistem gibi geldi bize, çünkü SSD'nin mekanikten uzak yapısı S.M.A.R.T'ın ortaya çıkmasına neden olan gerekliliklerle uyuşmuyor.

Bigboy SSD ile, standart bir 2,5" SATA diskin fiziksel karşılaştırması
Bahsettiğimiz gibi, disk SATA, hatta SATA II arabirimine sahip. Yalnız, testler sırasında farkettiğimiz bir detay, arabirim SATA olsa da aktarım protokolünün UltraDMA-4 (UltraATA-66) düzeyinde olması. Dolayısıyla diskten sisteme anlık 150 MB/sn'lik aktarımlar yapılamıyor. Zaten diskte buffer / tampon bellek olmadığını düşünürsek bu normal, çünkü bu yüksek hızlı aktarımlar sadece buffer ile ana sistem arasında gerçekleşiyor. Buffer içermeyip tüm okuma-yazma işini direkt disk üzerine yapınca zaten saniyede 66 MB'ın üzerine çıkmak 2.5" disklerde pek mümkün olmuyor.
2.5" disklerin genelde 100 gram civarında gezinen ağırlıklarına karşın, Bigboy SSD 75 gram ağırlığında, fiziksel boyutlarıysa 9,5 mm kalınlık ve yaklaşık 100 mm x 69 mm en-boy olarak 2.5" disklerin standart boyutlarında. Güç tüketimi konusundaysa bizim testlerimizde referans olarak aldığımız, 5400rpm dönüş hızındaki Seagate Momentus 5400.3 diskin 2 Watt en yüksek güç tüketimine karşın Bigboy en fazla 0.41 Watt güç tüketiyor. Tampon bellek içermediğini ve yapısından dolayı ses yönetimi ve NCQ sistemlerini bulundurmadığını az önce belirttiğimiz diskin performansı konusuysa birazdan ele alacağız. Yalnız, kullanım sırasında diskin sıcaklık bilgisini aktarmadığını, en azından düzgün aktarmadığını gördük, çünkü tüm uygulamalarda sıcaklık 0 derece olarak okunuyordu. Gerçi uygulamada diskin hemen hemen hiç ısınmadığını da söyleyelim.

Asnet, Bigboy SSD'yi lüks bir kutu içinde sunuyor
Asnet, daha önce test merkezimize konuk olan ama incelemesini yayınlamadığımız 32 GB Bigboy IDE SSD ürününü harici olarak kullanmaya uygun bir harici kutuyla birlikte sunmuştu. SATA modeldeyse aynı lüks kutu kullanılmış ama daha çok dahili kullanım hedefleniyor olsa gerek, harici bir kutu verilmemiş. Ürünün kutusundan ürünün kendisi ve SATA kablosu çıkıyor. Ürünü bu haliyle sahip olduğunuz dizüstü bilgisayara direkt olarak takabiliyorsunuz, herhangi bir uyumsuzluk olması olası değil. Ayrıca, ilk başlarda belirttiğimiz gibi, dilerseniz bu diski masaüstü ya da sunucu sistemlere da takabilir, ya da harici bir kutuya koyup taşınabilir disk olarak kullanabilirsiniz. Diski bu konularda bütünüyle standart bir 2.5" disk olarak değerlendirmek gerekiyor.
Bir sonraki sayfada performans testlerine başlıyoruz...



Bigboy SSD'yi test ederken öncelikle iki ayrı yöntem belirledik. Öncelikle, diskin en temel düzeyde performansını görebilmek istedik ve bu amaçla diski her zamanki test sistemimize SATA arabirimi üzerinden bağlayıp, HD Tach, PC Mark ve benzeri uygulamaları yürüttük. Bu testlerde bize referans olması için de Seagate'in Momentus 5400.3 serisinden, 160 GB kapasiteli bir diski (ST9160821AS) kullandık. 8 MB tampon bellek içeren, SATA arabirimli ve 5400rpm dönüş hızındaki bu disk, güncel dizüstü bilgisayarlarda kullanılan kaliteli bir sabit diski temsil etmek açısından iyi bir seçim oldu.
Testlerimizin ikinci bölümündeyse, Bigboy SSD'nin gerçek yaşamda kullanımını ve getirdiklerini yansıtmak istedik. Bu amaçla, yaklaşık 1,5 yıldır ofisimizin yükünü omuzlayan ASUS F3Jc dizüstü bilgisayarımızı söktük ve hem Momentus 5400.3'ü, hem de Bigboy SSD'yi bu bilgisayara takarak çeşitli kullanım testleri yaptık.

Bigboy SSD 64GB SATA diskin HD Tach sonucu

Seagate Momentus 5400.3 SATA diskin HD Tach sonucu
Diskleri masaüstü sisteme ek disk olarak bağlayıp, HD Tach kullanarak yaptığımız testlerde SSD'nin karakteristik özellikleri çok net şekilde ortaya çıkıyor. Öncelikle, grafikten de göreceğiniz üzere okuma ve yazma hızı disk boyunca aynı, değişmiyor. Oysa mekanik yapıdaki diskte, diskin okunup yazılan bölümünün dönen kayıt yüzeyi üzerindeki konumuna göre performans değişiyor. Ayrıca, SSD için 0.2 ms düzeyinde belirlenen erişim süresinin geleneksel anlamdaki diskte 15 ms civarında olduğu da gözünüzden kaçmasın.
Görüldüğü üzere HD Tach testinde SSD'nin okuma hızı ve erişim süresi, güncel bir 2.5" diske göre çok daha iyi. Tek sorun yazma hızında, çünkü SSD bu konuda ortaya öyle önemli bir değer koymuyor. Ayrıca, üzerindeki tampon bellek sayesinde Momentus saniyede 133 MB'lık anlık veri aktarımları yapabilirken, tampon bellek içermeyen SSD saniyede 60 MB civarı anlık aktarımlar yapabilmekte.
Aşağıda göreceğiniz bir grup grafik, HD Tune Pro uygulamasıyla elde ettiğimiz test sonuçlarını özetliyor.

Solda Bigboy SSD'nin, sağdaysa Seaga Momentus'un okuma performansı görülmekte

Solda Bigboy SSD'nin, sağdaysa Seaga Momentus'un yazma performansı görülmekte
HD Tune Pro ile yaptığımız sektör bazında okuma ve yazma testleri, aynı erişim ve test yönetimi kullanan HD Tach ile elde ettiğimiz sonuçları doğruluyor. Bigboy SSD, ortalama olarak saniyede 52 MB okuyabilmekte. Oysa Momentus, sadece diskin ilk sektörlerinde saniyede 50 MB düzeyine yaklaşabiliyor, sonra okuma hızı düşüyor. Momentus için tüm diske dağılmış bir bulut görüntüsü veren erişim zamanı test noktalarının, SSD'de düşük erişim süresi sayesinde grafiğin en dibine toplanmış olması da ilginç bir detay. Yazma konusundaysa SSD, Momentus'a göre daha başarısız.

Solda Bigboy SSD'nin, sağdaysa Seaga Momentus'un dosya temelli okuma ve yazma performansı görülmekte
HD Tune Pro'nun dosya temelli okuma-yazma testindeyse iki diskin farklı karakteristikleri yine ortaya çıkıyor. Bigboy SSD'de okuma hızı çok iyi, yazma hızıysa o kadar çarpıcı değil. Momentus'daysa okuma ve yazma hızı birbirine denk gidiyor. Bizce bunun nedeni, bu testte diskin tampon belleğinin de devreye girmesi. SSD'de tampon bellek olmadığından yazma işlemleri direkt olarak diske yapılıyor, oysa 8 MB tampon bellek taşıyan Momentus'da disk, yazılacak veriyi kendi tampon belleğine aldıktan sonra Windows'a "tamam, sonrasını ben hallederim" diyor, bu sayede de dosya okuma ve yazma hızı hemen hemen aynı seyrediyor.
Bu gördüğünüz testler, disklerin çok temel performanslarını ölçen, yapay uygulamalardı. Peki disklerin gerçek yaşamdaki farkları neler? Bunu ölçebilmek için diskimizi ASUS F3Jc dizüstü bilgisayarımıza takıp, üzerine de Windows Vista SP1 işletim sistemi yükledik. Biliyorsunuz günümüzde Vista yüklü gelmeyen bir dizüstü satın almak olanaksız. Üstelik, Vista kullanmamız bize yeni PCMark Vantage uygulamasını da kullanabilme olanağı sağladı, üstelik Vista'nın kendi içinde gelen performans testini de gözden geçirdik. Sonuçlar aşağıda:
Gördüğünüz üzere, Bigboy SSD ile standart bir 5400rpm 2.5" disk arasında uygulamadaki performans farkı çok büyük. PCMark05 ve PCMark Vantage uygulamalarının sadece disk performansına bakan kategorilerinde, toplam puanda iki ve üç katına varan artışlar görülüyor. SSD'nin başarısız olduğu alanlarsa PCMark05'in dosya yazma testi ve Virüs tarama simulasyonu. Okumaya dayalı testlerdeki performans farkıysa büyük.
Aşağıdaki tabloda, PCMark Vantage uygulamasının disk testinin detaylı puan dökümünü bulacaksınız.
Belirttiğimiz gibi, okuma ağırlıklı bu testlerde SSD, klasik yapıdaki rakibine yerine göre 2 ile 10 kat arasında farklar atıyor. Sonuçları etkileyici bulmamak olanaksız.


Pil Ömrü Üzerine Testler

Evet, performans testlerini gördük ve yorumumuz açık. Bigboy SSD, 5400rpm hızındaki bir 2.5" diskten okuma ve erişim hızında çok daha üstün. Yazma performansındaki düşüklükse uygulamada kendini çok belli etmiyor. Peki, bu disklerin en öne çıkardıkları avantajlarından biri olan pil ömrü konusu nasıl? Bunu ölçmek içinse sistemimize Mobilemark 2007 uygulamasını kurduk ve tüm ayarlarını yaptıktan sonra testi başlattık.
Yanlış görmüyorsunuz, gerçekten de SSD ile geleneksel yapıdaki disk arasında sadece 2 dakikalık bir pil süresi farkı var. Sonucun böyle olmaması gerektiğini düşündüğümüzden aynı testi farklı ayarlarla her disk için yaklaşık 3 kere tekrarladık (her tekrarın pilin de tekrar dolması gerektiği için yaklaşık 5 saat sürdüğünü belirtelim), ama sonuç değişmedi. Bu konuyu Samsung'a ilettiğimizdeyse böyle bir sonuç olmaması gerektiğini belirttiler ama nedeni konusunda bir yorumda bulunamadılar.
Mobilemark testinin sonucunun, zamanının çoğunu bekleme modunda geçiren bu uygulamanın yapısından kaynaklandığını düşünüp, diski sürekli çalıştıracak gerçekçi bir testi kendimiz kurduk. Bu testte, sabit diske kopyaladığımız 4 GB büyüklüğünde, 1280x720 çözünürlükte bir HD filmi tam ekran olarak diskten oynattık ve oynatma süresini ölçtük. Filmin 4 GB büyüklüğünde olması, 1 GB bellekli sistemimizde tampon belleğe atılmasını engelledi ve film gösterilirken sabit disklerimiz hiç durmadı, sürekli okuma yaptılar. Buna rağmen, her iki diskle de yürüttüğümüz testin sonucunda her iki disk de tamı tamına aynı sonucu verip, 2 saat 27 dakikalık bir oynatma süresi sağladılar. Dolayısıyla bu testimiz de Samsung'un öngördüğü büyük çaplı pil ömrü kazanımlarını ortaya çıkartamadı.
Açıkçası testimizin bu etabı bizi biraz zorda bıraktı. SSD ile mutlaka pil ömründen farkedilir bir kazanç sağlamamız gerekiyordu, ama ne yaptıysak bunu göremedik, hatta dizüstü bilgisayarı güç ölçer cihaza bağladığımızda da bir fark görünmedi. Bu durumun, kullandığımız ASUS F3Jc bilgisayarın disk kontrolcüsüyle bir alakası olabileceği, aklımıza gelen ilk ve tek mantıklı seçenek. Bu yüzden, eğer yakın vadede benzer bir bilgisayar temin edebilirsek, aynı testleri tekrarlamayı istiyoruz.
Yorumlar

Evet, yine oldukça detaylı bir testin sonuna geldik. Sanıyoruz ki sunduğumuz bilgiler, Bigboy SSD ekseninde SSD kavramı üzerine genel bilgiler de vermeyi başarmıştır. SSD'leri ciddiye almak gerek, çünkü bu teknoloji eninde sonunda hepimizin bilgisayarına girecek, kaçışı yok.
Bigboy 64 GB SSD'nin performansı konusunda çok şey söylemeye gerek yok, sonuçlar ortada. Öte yandan, bizce bu diskleri sadece performansı nedeniyle tercih etmek çok mantıklı bir seçim olmaz. Sonuçta, eğer tek gerek duyduğunuz şey performans ise, dizüstü bilgisayarınızı 7200rpm hızında bir diskle de donatabilir, hatta çift sabit diskle RAID 0 olanağı sunan bilgisayarlardan alabilirsiniz. Bizce SSD'nin tercih edilmesinde mekanik parça içermemesi nedeniyle darbe ve her türlü şarta karşı dayanıklılığı, sessizliği ve çok düşük erişim süresi daha önemli kavramlar. Örneğin, her ne kadar biz böyle bir test yapamasak da düşük erişim süresinin program derleme sürecinde ciddi fark yaratacağını düşünüyoruz. Darbelere ve sert şartlara dayanıklılıksa dışarıda çalışanlar için önemliler.
Her ne kadar biz testlerimizi elimizdeki 15.4" ekranlı ASUS F3Jc ile yapsak da, bizce Bigboy SSD gibi bir diskin yakışacağı bilgisayarlar 13.3" ya da 12.1" ekranlı, ağırlığı 2 kilogram ve altındaki sistemler. 15.4" ekranlı, 3 kilogramlık bir bilgisayarda hem diskin ağırlık avantajı kayboluyor, hem de pil tüketiminin aslan payını ekran aldığı için güç konusundaki avantajı da net ortaya çıkmıyor.
SSD teknolojisi gelecek için kesinlikle umut veriyor. Bigboy'un Samsung gibi bu teknolojinin lideri bir firmanın ürünlerini ülkemizde sunması bizce önemli bir avantaj, çünkü bu diski Samsung markasıyla almak isteseniz ülkemizde bulamıyorsunuz. Sandisk vs. firmalarsa henüz Türkiye'ye SSD ile girmiş değiller. Dolayısıyla şu an için 2.5" ya da 1.8" SSD almak istiyorsanız Bigboy ürünlerine mecbursunuz, ama bu da kötü bir şey değil, çünkü aslında satın aldığınız orijinal Samsung üretimi bir SSD.
Bigboy'u SSD konusunda ülkemizde lider olmalarından ötürü kutlamak gerek. Her ne kadar şu an için pahalı bulabilseniz de bizce SSD teknolojisini yakından takip edin. Unutmayın ki 2004 yılında 40000$'lardan bahsedilen SSD fiyatları 3 yıl kadar sürede 1000$ civarına inmiş durumda. Başka hangi bilgisayar parça ve teknolojisi, fiyatında bu kadar çılgınca bir düşüş yaşamıştır bilemiyoruz, ama gelecekte test edeceğimiz SSD diskler konusunda şimdiden heyecanlıyız.
Bigboy 64 GB SSD ve incelememiz konusunda yorumlarınızı bekliyoruz.

Pazartesi günü Virüs saldırıları doruğa ulaşacak !




Pazartesi günü Virüs saldırıları doruğa ulaşacak !


Bilgisayar kullanıcılarına çok önemli uyarı! Güvenlik uzmanları, yediden yetmişe tüm bilgisayar kullanıcılarını gelecek Pazartesi için uyardı: Virüs salgını tarihinin doruk noktasına 24 Kasım günü ulaşacak!!

Dünya çapında 500.000 bilgisayardan alınan virüs ve trojan bilgilerinin sonuçlarını dikkate alan PC Tools'un güvenlik uzmanları, 24 Kasım tarihinde trojan ve virüs salgınının gelmiş geçmiş en büyük rakamlara ulaşacağını bildirdiler.

2007 yılında Amerika'da 3 gün bayram olarak ilan edilen Şükran gününde müthiş bir trojan salgını yaşanmış ve bir çok kullanıcının kredi kartından kişisel bilgilerine özel dosyalarına kadar bir çok belge hackerların eline geçmişti.

Uzmanlar yaklaşan Noel ve gelecek hafta yaşanacak olan şükran günü öncesi internetten alışveriş istatistiklerinin hızla arttığının görüldüğünü ve tahminlerin bunun üzerine yapıldığını belirttiler.

Hackerlar özellikle kredi kartı ve kişisel bilgilerin çalınması amacıyla siteyi ve site üzerinden bilgisayarı yoğun bir trojan saldırısına maruz tutuyorlar. Bu saldırı sonucunda meşgul olan sunuculardan faydalanarak istediklerini alıp gidebiliyorlar.

Uzmanlar bu yıl internet üzerinden Noel alışverişi yapacak olan kullanıcıları uyarırken bu rakamın geçtiğimiz yılın %15 üzerine çıkacağı düşüncesindeler.

EN İYİ KULAKLIKLAR HAKKINDA...

Dünyanın En İyi Kulaklıkları



Dünyanin en iyi kulakligi" nedir denildiginde Sennheiser HD650, Koss Pro3AA, Technics RP DH1200 (bu model 5Hz- 30kHz ile suan dunyanin en iyi frekans araligina sahip kulakligi), Akg K701, Shure E4c, E500 ve Etymotic ER6i dersem bu konuda bilgi ve tecrube sahibi olanlar ne demek istedigimi anlayacaklardir. Bu arada, dudak uçuklatan fiyatları ile ülkemiz piyasasında "alinabilirligi dusuk olan" japonların high-end kulaklıgı "Stax" hakkında yorum yapmayacagım. Kezaa, kendi familyası içinde "ortalama kaliteye sahip modellerin fiyatları, 4000$'dan başliyor!!

Burada daha ziyade portatif cd çalar, mp3 player, cep telefonu gibi dusuk voltaj da calişan ve çikiş gucleri ancak "mw" seviyeleri ile olculen cihazlarda kullanilabilecek ve kaliteleri ile high-end kardeslerinden aşşagi kalmayan modeller uzerinde duracagim.

Kanal içi kulaklik modeli konusunda israrci degil ve mukemmel bass seslere doyumsuzsaniz PX100, Cx300 veya Ksc75 sizin için 20- 50$ araliginda en iyi secimler olacaktir. Bu modellerin seslerini dinlediginiz zaman sony veya philips'in "sözde kaliteli" oldugu dusunulen seslerinin bu kulakliklarin yaninda "70'lerin transistorlu mono el radyolari gibi" kaldigina tanık olacaksiniz. Sony ve philips gibi markalar, yukarıda bahsi geçen konusunda uzmanlasmis markalari hiç kullanmamiş, seslerine tanık olmamış insanlarin gözlerinde büyüttüğü, "piyasanin en iyisi sandiklari", araştırma yapmadan, sabit fikirle yıllarca tek markaya odaklanmış, kulaktan dolma bilgilerle alişveriş yapan ve kolay tatmin olan tuketici grubuna hitap eden ortalama kaliteye sahip urun ve marklardır. (Sony'nin bazi istisnai modelleri hariç)

Sennheiser...
Bu markanin hemen hemen tum modellerini kullandim. Firma uretim asamasinda patenti kendisine ait olan ve sadece şişirme isimlerden ibaret olmayan birçok profesyonel üretim teknolisi ile piyasanin en kaliteli markalarindan biri. Mx serisi insan sesinde olaganustu basarili, basslar abartili degil ve butun sesler kristal gibi berrak. Mx550 kendisinden daha populer olan mx500 den daha kaliteli ses veriyor, mx400 aslinda mx500 un volume dugmesi olmayan hali. Ayni sekilde, mx450 de mx550 nin volume ayari olmayan hali, gerisi ayni. Özellikle mx500 kristal berrakligindaki sesi ve dusuk gurultu orani ile piyasada hakli bir üne sahiptir. Basslar sony fontopia ve philips'in modellerinde oldugu gibi "boğuk ve dusuk frekans araligina sahip" olmayip daha once defalarca dinlediginiz bir parcada hiç duymadiginiz, hatta ilk defa duyacaginiz bir cok "yeni sesi ve tiniyi" kulaklariniza armagan edebilecek kalitede kulakliklardir.

Kulak ici bir model dusunuyorsaniz, mx serisi biçilmiş kaftan diyebilirim. Mx500 "nispeten" agresif tiz seslere aç, yani yuksek frekansli seslere karşi daha istekli bir kulaklik. Kardesi Mx550 ise bass frekanslarda daha basarili ve istekli bir model. Her ne kadar kagit uzerinde aralarinda teknik bir fark olmasa'da, üretim aşamasi kaynakli oldugunu dusundugum bir fark oldugu aşikar. Mx500, uzerindeki volume control dugmesi ile hassas bir "input volume" kontrolu sagliyor ve volum icin player'iniza ulasmak zorunda kalmiyorsunuz. Mx550'de ise bu dugme olmayip, sadece "master volume" kontrollu bir dinleme saglaniyor. Bu ayar cubugu özellikle yagmurlu havalarda kullanisli olup, ancak "olmazsa olmaz" bir ozellik'te degil. Her iki kardes kulakliginda beraberinde gelen kulaklik sungerleri oldukca yumusak ve uzun vadede bozulma-yirtilma gibi problemler yaratmiyor. Kulakliklar sungersiz kullanildiginda da baslarda "kulaga oturmuyor" gibi gelse de zamanla alisiliyor.

Bu kulakliklarin önemli ozelliklerinden biri de, diger markalarin kablolari bir sure sonra sertleşerek "kirilma ve çatlama" yaparak seste kesintilere neden olarak tamir kaçinilmaz olurken sennhesier, koss, shure gibi markalarda bu tarz problemleri asla goremezsiniz.. ör, 2002 yilinda almiş oldugum mx450'mi hala kullaniyorum ve kablosu hala ilk gunku gibi "yumuşacik".

Philips..
Bu markanin ulkemizde hemen her kose basinda (özellikle dogubank ve yazicioglu piyasasinda) satilan tipik modellerinden kesinlikle uzak durun. (Burada sadece kulaklik konusunda philips'den bahsediyorum, goruntu yada optik konularinda degil) tum modellerinde bass'lar haddinden fazla abartili, yetersiz tasarimindan dolayi kulagi 10 dk sonra kan-ter icinde birakan, kutusunun uzerinde belirtilen teknik degerleri birakin yazilana "ulaşamayan bile", boguk bir sese ve listedeki markalarin hiç birine rakip dahi olamayacak siradan modellerden ibaret bir cogu..

Şimdi konuya donelim, birkac degisik kulaklik tipi var;
1.kanal tipi kulakici kulaklik
2.normal kulakici kulaklik
3.tasinabilir kulakustu kulaklik

Burada en cok dikkat edilmesi gereken markalar:
Sennheiser
Etymotic
Shure
Koss
Grado

Elbette cok pahali modeller var. Ancak asagida verecegim listede "fiyat / performans" oraninda öne çikan modelleri yazacagim. Bu şu demek, eger 20$'lik kulaklik 100$ lik kulakligi gecebiliyor ve 250$ lik kulakliga yakin ses veriyorsa FİYAT/PERFONMANS ORANINDA ZİRVEDE DEMEKTİR..

1- Kanal tipi kulakici kulaklik;
Shure E2c
Sennheiser cx300, Ie4
Etymotic er6i

2- Kulakici kulaklik;
Sennheiser mx550
Sennheiser mx450
Sennheiser mx500
Sennheiser mx400

3.tasinabilir kulakustu kulaklik
Koss ksc75
Sennheiser px100
Sennheiser px200

Listedekilerin hepsi makul fiyatlarda geziniyor, bir tek shure haric.. kanal tipi kulakligin ozelligi kulak kanalinin derinlerine kadar girip ses yalitimini tam olarak saglamasi.. kesinlikle disaridan tek bir ses duyamayacaginiz gibi dinlediginiz seyi de kimsenin duymasi mumkun degil.. burada Shure disinda daha pahali ve daha kaliteli olan etymotic markasi var. Gece yarisi sessizlikte son sesine kadar acip muzik dinlediginiz dusunun.. yaninizda uzanan kisi en ufak bir ses duymayacaktir!

Birkac ayrinti:
Sennheiser Px100, kapali model kardeşi, Px200 den daha iyi ses veriyor. Koss Ksc75 ise 100$'lik bircok kulakliktan daha iyi ses veriyor! İşin ilginci, fiyatlar bu üçlüde tam olarak ters orantili. Koss en ucuzu, Px200 en pahalısı. Koss-ksc75 siradan bir goruntuye sahip, ucuz fiyatli bir urun olabilir (20$) fakat inanin, ses kalitesinde kendisinden 10 kat pahali kulakliklarin ona yetismesi mumkun degil. HD650, Px100 ve Koss ksc75 i kulaginiza ilk taktiginizda kendinizi ansizin yuksek akustik çikisli bir disco'nun ortasinda zannetmeniz içten bile degil ve akabinde kulaklarinizda hissettiginiz o muhtesem sese vereceginiz ilk tepki, "BU SES BUNDAN Mİ CİKİYOR" olacak!!

Bende suan Sennheiser PX100, Cx300, HD650, Akg k26p ve Koss-Ksc75 var..
Hepsini rahatlikla tavsiye ederim. Inanilmaz bir bass akustigine ve kristal gibi tertemiz seslere sahip modeller. Bundan sonra alacagim kulaklik ise shure E4c. Sony'nin fontopia ve Philips'in siradan modellerinden kesinlikle uzak durun. Hepsinde bass'lar haddinden fazla fazla abartili, boguk, berrak olmayan bir ses ve yuksek gurultu oranina sahipler. Daha once yukarida bahsettigim marka ve modelleri "kullanmamis" olanlar elbet bu kulaklikalrı gozlerinde buyutuyor ve "piyasanin en iyisi" saniyorlar. Kisaca, piyasada bir cogumuzun "kaliteli sandigi" kulakliklar sadece goruntuden ibaret olup, o fiyatlara gercekten alinasi urunler degiller. Ötesi, herkesin kendi tercihi saygi duymak gerek.

BURN-İN;
Üstun nitelikli ve kaliteli kulakliklar ancak "bir sure çaliştirildiktan sonra istenilen ses'de zirveye ulaşarak, gercek perfonmanslarini gösterirler. Bu olaya "burn in" denmektedir ve gerceklesmesi icin gereken sure kulakliktan kulakliga gore farkliliklar gosterir. Hangi kulakligi alirsaniz alin, öncelikle 20- 24 saat kadar high vol ve bass'ta mutlaka kendi halinde calistirin. Kişisel deneyimlerime dayanarak, kulaklik satin alindiktan sonra "patlamayacak, kaldirabilecegi kadar bir bass seviyesinde ve yuksek volumde 20 saat kendi halinde caliştirilmasi" burn- in için çogu zaman yeterli bir sure. En iyisi siz, aksamdan playeriniza baglayarak ertesi güne kadar yumusak bir yastik altinda kendi halinde calistirin. Sonrasinda en yuksek perfonmansina ulaşmiş kulakliginiz ile ne yapacaginiz sizin bileceginiz iş..

** NOT; Cihazlarinda mp3 ses seviyelerinin az cikmasindan sikayetci olanlar, "mp3 gain" isimli programi kullanabilirler. Programa mp3 leri yukledikten sonra "track gain" ile girdiginiz seviyeye otomatik olarak tum mp3'lerin ayarlayabilirsiniz. Tavsiyem gunluk normal kullanim için 92db, mobil cihazlar icin 99db. Herkese iyi ve kaliteli dinletiler


SENNHEİSER HD650





KOSS PRO-3AA

NanoStation HD-PTU2

Kibrit kutusunda hard diskKredi kartı ebatına GB’ları sığdıran bir harici sabit diske ne dersiniz?

Buffalo Technology firması bugün NanoStation HD-PTU2 ile ufak ve hafif bir harici sabit disk çözümü tanıtıyor.

1,8 inçlik sabit disk 60 GB kapasite sunuyor ve 60 gramdan daha hafif. 8 x 5 x 0,5 cm.lik ebatları bir kredi kartına eşdeğer nitelikte.

PC veya notebook’a bağlantı, dışarıya çıkarılabilen bir USB kablosu üzerinden gerçekleşiyor. Diskle birlikte gelen mobil Firefox ve Thunderbird ise, gittiğiniz her yerde, kendi ayarlarınızla sörf yapma keyfi yaşatıyor. Memeo-AutoBackup ve SecureLockMobile yazılımları ise veri güvenliğini arttırıyor.

Buffalo’nun TurboUSB teknolojisi sayesinde veri aktarım hızında artış sağlanıyor. Desteklenen maksimum veri hızı ise 480 Mbps.

Cihaz 110 dolara (yurtdışı fiyatı) temin edilebiliyor.

Sony Alpha 900 (α900)

Sony Alpha 900

Sony’den beklenen tam boyut sensörlü (Full Frame) Alpha 900 (α900) Profesyonel kamera modelini resmen duyuruldu. Sony bununla birlikte beklenen Sony 70-400 G SSM ve Carl Zeiss 16-35 f/2.8 Objektiflerini de duyurdu. Alpha 900, sızdırılan fotoğraflarından farklı görünmüyor. Yani beklenen o gizemli a900 modeli maalesef hayallerde kalmış oldu.

Gövde fiyatı $2999 Dolar olan Sony a900, Ekim ayında piyasa’da olacak.

Sony a900 özellikleri:

- 24.6 Megapiksel etkin çözünürlük
- Tam boyut (full frame) 35.9 x 24.0mm Exmor CMOS sensör
- Gelişmiş yeni Çift BIONZ görüntü işlemcisi
- Titreşim azaltıcı (SteadyShot)
- ISO 200-3200 (100 -6400) ışık algılayıcısı
- %100 alan kapsamına sahip ultra parlak optik penta prizma vizör
- 3,0 inç Xtra Fine 921.000 nokta çözünürlüklü LCD ekran
- Tam 24,6 megapiksel çözünürlükte 5 kare/s sürekli çekim
- 10 odaklama yardımı noktasına ve F2.8 sensöre sahip hızlı, yüksek doğruluğa sahip 9 noktalı orta çapraz AF
- Alüminyum alaşımlı şasiye sahip dayanıklı magnezyum gövde ve kontroller toz ve nem sızdırmaz
- Bir kez şarj edildiğinde 880 çekim yapılmasına olanak sağliyor

Fotoğrafları:

Sony a900 Sony a900 Sony a900 Sony a900

Sony a900 Sony a900 Sony a900
Fotoğrafları büyük boyutta görebilmek için üzerlerine tıklayın.

PALİT Radeon HD 4870 X2 Golden Sample

Ülkemizde NVIDIA ekran kartı satışında bir numara olan Palit, ürün gamında çok sayıda Radeon modeli de barındırıyor. Firmanın Radeon HD 4850 ve HD 4870 modellerini inceledik. Her ikisi de referans tasarımdan farklı olan kartlar beğenimizi kazandı. Firma şimdi de çift GPU'lu HD 4870 X2 modeli için özel tasarım geliştirdi. Revolution 700 adı verilen kart aynı zamanda fabrika çıkışı overclock edilmiş olarak geliyor ve dünyanın en hızlı ekran kartı olarak ilan ediliyor. GPU'ların hızı 750 MHz ve toplam 2 GB GDDR5 belleğin hızı 3800 MHz. Her bir yongada 800 paralel işlemci var toplam 1600 paralel işlemci inanılmaz bir performans ortaya çıkarıyor.



Palit tarafından geliştirilmiş olan çift fanlı soğutma sistemi üstün performans sunuyor. Fanların altında 4 bakır ısı borusu ve alüminyum yapraklardan oluşan radyatör var. Fanlar PWM destekli olduğundan hızları GPU sıcaklığına göre değişiyor. Böylece kartın mümkün derece sessiz kalması sağlanıyor.

Gerçek boyutlarında (1500x720 piksel) görmek için bu alana tıklayın.


Bir diğer ilkse HD 4870 X2 ile 4 farklı görüntü çıkışının gelmesi. Palit Revolution 700 Deluxe üstünde DisplayPort, HDMI, Dual-link DVI ve D-Sub çıkışları yer alıyor.

Gerçek boyutlarında (1500x1294 piksel) görmek için bu alana tıklayın.


DirectX 10.1, Shader Model 4.1 ve CrossFireX desteği olan kart üç yuva kaplıyor. Kullanılabilmesi için PCIe x16 yuva gerekli. Kartta PCIe 2.0 desteği olduğundan uyumlu anakartlarda avantaj sağlayabiliyor. ATI PowerPlay teknolojisi güç tüketimini düşürmeye yarıyor. ATI Avivo HD ise HD içeriği izlerken CPU üzerine düşen yükü GPU'lara aktarıyor ve sistem takılması yaşanmıyor. HDMI çıkışı üzerinden 5.1 kanal ses aktarmak mümkün. HDCP içerik koruma teknolojisi de destekleniyor.

4 GB BELLEKLER A-DATA CORSAİR

Oyunların yüksek bellek ihtiyaçları yüzünden bir çok kullanıcı bellek miktarını 4 GB gibi yüksek değerlere yükseltiyor. Durum böyle olunca birçok üretici firma 4 GB'lık (2x2GB) bellek kitlerini son kullanıcıya sunma yarışı içine girdi ve raflarda çeşit çeşit modellerde bellek bulabiliyoruz. Soğutuculu ve soğutucusuz modellerin yanında farklı hızlara sahip bellekler içinden seçim yaparken sisteminize en uygun bellek modülünü seçmek için biraz araştırma yapmalısınız. Çünkü amacınız belleklere hız aşırtma uygulamak ise ne yazık ki 2x2 GB'lık kitler de pek başarılı olamıyorsunuz. Bu ufak giriş yazısından sonra bu incelememizde yakından 2x2GB A-DATA Vitesta Extreme Edition 800+ ve 2x2GB Corsair XMS2 DHX bellek kitlerini tanıyacağız.

İncelememize konu olacak olan iki ürün, bir arada
A-DATA Vitesta Extreme Edition 800+

2001 yılında kurulun A-DATA firması PC ve Apple için bellek üretiminin yanında memory kart ve parmak bellek gibi hafıza ürünleri de üretiyor. DDR2 ve DDR3 ailesine çeşitli üyeleri bulunan A-DATA'nın her türlü kesime uygun bellekleri mevcut. A-DATA, Vitesta Extreme Edition bellekleri 3 farklı seri halinde sunuyor. Bizim bugün incelemediğimiz +, ya da diğer deyişle "plus" serisi, serinin daha genel kullanıma yönelik, fazla overclock olmayan ama uygun fiyatlı bacağını oluşturuyor. Diğer serilerse G serisi ve X serisi olarak adlandırılmış. G serisi Gaming, yani oyun, X seri

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı